Polen Hakkında

Polen Hakkında

Arılar bal yapmak için çiçeklerden besin toplarken, çiçekten çiçeğe konarlar.

Çiçeklerin döllenmesini sağlamanın yanı sıra yavrularını beslemek için kovana polen götürürler.

Arıların bal için kondukları yüzlerce çiçekten kanatlarında getirdikleri erkek üreme hücresi tozlar doğa harikası bitki özleridir.

İnsanlar yüksek besin değerini keşfettikleri poleni, kovanların girişlerine polen tuzakları yerleştirmek suretiyle, arıları rahatsız etmeden toplamayı başarmışlardır.

 

Arıların kovana girişlerinde kanatlarından tuzaklara düşen polen; doğal yöntemlerle kurutularak çok kıymetli bir besin haline gelir. 

Polenler bulundukları bölgeye göre renk, şekil ve içerikleri bakımından büyük farklılıklar gösterirler.

Polenlerin %80'i sarıdır. Ayrıca siyah, kırmızı, mor, pembe, eflatun renginde de olabilirler. Polene bu renkleri veren renk maddeleridir.

Klorofil içermediği tespit edilen polen, ortalama olarak  %25 protein içerir. Protein miktarı polenin türüne, yöresine, toplama sistemine göre farklılıklar gösterir.

İyi bir polen doğal kurutma yöntemiyle kurutulmuş olup taze ve bol nektarlı çiçeklerden toplanmışsa yüksek besin değeri içerir.  

Polen 22 çeşit aminoasit, 27 çeşit madensel tuz, doğal hormon, enzim, koenzim, pigment, karbonhidrat ve ferment içerir.

Polende bulunan başlıca asitler pantothenic, linoleik, ascorbik ve araohidonik asittir.

Polende varlığı tespit edilen elementlerden bazıları ise demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnezyum, silisyum elementleridir.

Polende bulunan iz elementler ise alüminyum, nikel, titaniyum ve çinkodur.

Dünyaca tanınmış bir araştırma örgütü uzmanı Armond PONS; kitabında polenin bütün vitaminleri içerdiğini yazmıştır.

Polende bulunan vitaminler A, B1, B2, B3, B4, B5, B6, B7, B8, B9, B12, C, D, E, H, P, PP olarak tespit edilmiştir.

Polende; kılcal damarları etkileyen, kalp kasının çalışmasını güçlendiren rutin yüksek oranda bulunur.

Yapılan araştırmalar polenin önemli bakteriler olan Staphylococcus, Salmonella, Ecoli ve Bacillus anthracis'e karşı etkili antibiyotikler içerdiği tespit edilmiştir.

Polende insan yaşamının ihtiyacı için her şey mevcuttur. Madenler, aminoasitler, zengin çeşitli vitaminler yanında; protein, yağ, şeker, madeni gıda, hormon, büyütücü faktör, pigment; beyin ve vücutça yorgun insanların tüm ihtiyacını karşılar.

Her gün bir kahve kaşığı polen yedirilen bünyelerdeki alyuvarların; milimetre küpte 500.000 arttığı gözlemlenerek anemiye iyi geldiği tespit edilmiştir.


Geleneksel tıbbi tedavilerde mide ülserli hastaların %29'u iyileşebilirken, Polen yedirilerek tedavi edilen mide ülserli hastaların %59.2'sinde mide yaralarının iyileştiği denenerek kanıtlanmıştır.

Günde 2 gram Polen yiyen hastalardaki YARA VE YANIKLAR %30 daha hızlı iyileşme göstermiştir.
 
Polen, hayatın sırrı olan RNA ve DNA doludur. Uzun zamanlı hafıza, kromozomların yapısına giren RNA' ya bağlıdır. Polenin zekayı arttırıcı özelliği vardır.

Vikingler gözlemsel olarak farkettikleri poleni,  "mabud yemeği " olarak savaşlara giderken yerler ve ortalama 100 yıl yaşarlardı.

Beyin iltihabına yakalanan Danimarka'lı Jyte Elmgaad'a doktorları dört ay ömrü kaldığını açıkladılar. Kısa zamanda duyu özelliklerini kaybeden genç kadın, sağır, dilsiz ve kör olur. Polen özü enjeksiyonları yapılınca hasta mucizevi şekilde ölümden kurtulur ve eski sağlığını kazanır.

Beyin, prostat, karaciğer, solunum yolu iltihapları ve damar sertliğinde şaşkınlık veren tıbbi kür araştırmaları devam etmektedir.

Çeşitli antibiyotik ilaçlarla tedavi edildiği halde iyi olmayan pek çok hasta, polen tedavisi soncu iyi olup, hastalığı ve nekahat süresini süratle atlattıkları müşahede edilmiştir.

İsveç Upsala Üniversitesi - Eric Ask Umparc "Polen, harika besinlerin en üstünüdür. Kimyasal analizler polende tüm vitaminler, proteinler, yağ, şeker, mineral, hormon, büyütücü faktör, pigment vs. bulunduğunu gösteriyor. Polen beyni ve vücudu yorgun ve uyuşuk insanlara bir kaç günde canlılık ve yaşama neşesi veriyor. Büyüme faktörleriyle cılız ve durgun çocukların hızlı gelişmesini sağlıyor. Kansızlarda, bir ay süreyle her gün bir kahve kaşığı polen yedikten sonra yapılan laboratuvar denemeleri, kırmızı küreciklerin, milimetre küpte 500.000 arttığını gösteriyor.

Hafif laktasif, yani bağırsakların çalışmasını sağlayıcı olup, iç zehirlenmeleri önleyicidir. Sabah ve öğle, vitamin almak için polen yenebilir.

Ilık süt, bal veya suya karıştırılır. Veya doğrudan yenilir. Aşırı yorgunluk, zayıflık, hastalık, kansızlık, yavaş gelişme durumlarında doz arttırılabilir. Hiç bir yan etkisi tespit edilmemiştir.
Son araştırmalar polenin erken ihtiyarlamadan koruduğunu göstermektedir. "Siz, 60 yaşından sonra 40 yıl daha dinç yaşamak istiyorsanız Poleni hemen her gün yiyiniz."
Kaynak : Pour vivre cink fois vingt ans ( 100 Yıl dinç yaşamak )

Prof.Joiriche, Dr.Chauvin ve Alain Caillas'ın yaptıkları Polen analizleri göz önüne alınırsa, en başta sinir dengesini korumaya yaradığı anlaşılır. Beyin yorgunluğu ve düşünsel bunalım sonucu ortaya çıkan, zayıf sinirli, gücü tükenmiş ve uyuşuk insanlar, günde yedikleri iki kaşık polenle gerçek bir sağlık verici, sakinleştirici ve dinçleştirici ilaç bulabiliyorlar.

Şişmanlık, zayıflık, sürgün ve peklik gibi karşıt durumlarda dengeye getirici, sağlık kazandırıcı bir etki yapar. Salgı bezleri, hormonal sistemi uyarır. Kolit, ince bağırsak iltihabı, bağırsak kokuşmasına faydalıdır. Özellikle de kolibasillere ve mikroplara öldürücü ve üremeyi önleyici etkisi denenmiştir.
 
Kaynak : Le miel et pollen ( Bal ve Polen )
Yazar : Fransız Dr.Raymond Dextreit (Sağlık ve beslenme konularında 30'dan fazla kitap yazarı)

Arıların binlerce yıl önce bulduğu bu harika besin, onların larvasını en hızlı büyüten, kendi vücutlarını en sağlıklı kılan, en çok yaşatan, en güzel balı sağlayan bir besin. Poleni deneyerek buldu arılar. Oysa insanlar ancak 20.yüzyıl sonlarına doğru analizlerini yapınca polenin değerini anlayabildiler. En önemli besinlerinden binlerce kat fazla vitaminler taşıdığını görünce 1 gram polenin insana gün boyu yeterli olduğunu hesapladılar. 

Polende bulunan ve gelişme ve büyümeye etki eden hormonlarla ilgili çalışmalar fare ve sıçanlar üzerinde denenmiştir. Sonuçta polen yedirilen hayvanlar, aynı değerde protein ve vitamin içeren besin alanlardan daha hızlı gelişmişlerdir. Bu bilgiler bize polenin besin içeriği bakımından ne denli zengin bir kaynak olduğunu ve bileşiminde insan sağlığı açısından önemli maddeler bulunduğunu göstermektedir. 

Bilim adamları tarafından polenin aşağıdaki etkileri öne sürülmüştür:

Polen çok değerli, doğal ve zengin bir besin kaynağıdır. Ülkemizde bol miktarda bulunan, ancak değeri çok az bilinen bu besin maddesinin değerlendirilmesi gerekir. Arının hangi bitkileri tercih ettiği, hangi bitkinin en bol polen verdiği hakkında çalışmalar yürütülmektedir. Amaç ülkemizde çok fazla tanınmayan bu değerli besini ülkemizin hizmetine sunmaktır.